Vergi İncelemesinin Amacı

Türk Vergi Sisteminde kural olarak “BEYAN ESASI” geçerlidir. Vergi mükellefi kapsamında değerlendirilen gerçek veya tüzel kişiler vergi matrahlarını mevzuat hükümlerini de göz önüne alarak hazırladıkları beyannamelerle vergi dairelerine bildirmektedirler. Vergi dairesi, mükelleflerin verdiği beyannameleri esas alarak, beyannamelerde gösterilen matrah üzerinden vergi hesaplayıp mükelleflere konusuna göre aylık, üç aylık veya yıllık olarak yapması gereken vergisel ödemelerinin ne kadar olduğunu hesaplamaktadır. Bir sonraki aşamada da hesaplanan verginin tahsil edilmesi gündeme gelmektedir.

Ancak sistem her zaman yukarıda anlatıldığı şekilde basit ve kusursuz işlememektedir. Vergi Kanunlarının karışık yapısının olması, Vergi çeşitliliğinin çok fazla olması (Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesinde yer alan bilgilere göre Türkiye’de hali hazırda uygulamada 299 çeşit vergi türü ve 35 adet Vergi Kanunu’na ilişkin mevzuat düzenlemesi 200’ün üzerinde Vergi mevzuatı ile doğrudan veya dolaylı yönden bağlantısı bulunan mevzuat düzenlemesi bulunmaktadır. https://intvrg.gib.gov.tr/vergi_turleri_tr.html) nedeniyle yanlış yorumlanması, diğer vergi mevzuat hükümlerinin yeterince kavranamaması veya maddi hataların yapılması gibi mükelleflerin şahsından bağımsız sebeplerden ileri geleceği gibi, mükelleflerin bilerek vergi matrahını azaltması nedeniyle sistemin işleyişi aksamaktadır.

Aksayan işleyişin de düzeltilmesine yönelik birçok yöntem geliştiren kamu idaresinin kullanıldığı yöntemlerin başında mükelleflerin faaliyette bulunduğu hesap dönemi dahil tarh zamanaşımı süresine kadar hesaplarının incelendiği vergi incelenmesi gelmektedir.

Vergi İncelemesi Nedir?

Beyan esasına dayalı bir sistemde vergi mükelleflerinin beyanları neticesinde ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu, olayın gerçek mahiyetine uygun bir şekilde araştırılarak tespit edilmesidir. Vergi İncelemesi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 135 ila 147. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Vergi İncelemesinin Türleri Nelerdir?

Vergi İncelemesi türleri Tam İnceleme ve Sınırlı İnceleme olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Tam İnceleme, Mevzuatta en kapsamlı vergi inceleme türünden bir tanesidir. Vergi İncelemesine tabi mükelleflerin inceleme dönemi kapsamında belli bir vergi türü ve konu ile sınırlı olmaksızın, zamanaşımı süresi dikkate alınarak, bütün hesaplarının incelenmesidir.

Sınırlı İnceleme, Tam İncelemeye göre kapsamı biraz daha dar tutulabilen Sınırlı İnceleme, incelemeye tabi olan mükelleflerin belirli bir tarih aralığındaki vergi türüyle veya vergi konusuyla sınırlı olarak hesaplarının incelenmesidir.

Vergi İncelemesini Kim Yapar?

Vergi İncelemesi yapmaya yetkili olanlar Vergi Usul Kanununda tek tek sayılmıştır. Bu kişiler Vergi Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları, İlin en büyük mal memuru, Vergi Dairesi Müdürleri, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Merkez ve Taşra Teşkilatında Müdür kadrosunda görev yapanlardır. Mevzuatta sayılan kamu görevlileri haricinde kimse vergi incelemesi yapamaz.

Vergi İncelemesinde Mükellef Hakları Nelerdir?

Vergi incelemesinin sonuca ulaşmasının ana yapısını, vergi inceleme tutanağının düzenlenme aşaması oluşturmaktadır. Tutanağın düzenlemesi ve imza aşamasına kadar geçen süre içerisinde Vergi İncelemesine alınan mükelleflerin, incelemenin başlamasından itibaren; delilerini yasal dayanaklarıyla birlikte sunması, verilecek ifadelerin herhangi bir tereddüde yer vermeden kayıt altına aldırılmasının sağlanması için hukuki yeterliliğe sahip uzman kişilerden veya deneyimli bir vergi avukatından destek alınması mükellef aleyhine çıkabilecek durumları en aza indirecektir.

Vergi İnceleme Raporu, Vergi Suçu Raporu, Vergi Tekniği Raporlarının temelini oluşturan Vergi İnceleme Tutanağı aleyhe düzenlenebilecek en resmi delillerdendir. Vergi İnceleme Tutanağında yer alan iddiaların çürütülmesi, doğruluğunun anlatılması vergi mükellefine bırakılmıştır. Bu nedenle Vergi İnceleme Tutanağının düzenlenmesine kadar geçen süreçte deneyimli bir vergi avukatından destek almak sizi ileriki safhalarda aleyhinize oluşabilecek durumlardan koruyacaktır.

Yargı yoluna gidildiğinde mükellef hakkındaki ithamların ciddiye alınması ve delil serbestisi bulunan vergi davalarında iktisadi, ticari ve teknik icaplara uygun olarak elde edilen delillerin uygun hukuki araçlarla mahkemeye sunulması gerekmektedir. Çünkü vergi davaları parasal sonuçlar ortaya çıkardığı gibi konusuna göre hapis cezalarına da neden olabilmektedir.

Vergi İncelemesinin Başlaması ve Vergi İnceleme Tutanağının İmzalanması

Vergi İncelemesinin yapılmaya başlanması mükelleflerin incelemeye konu olan dönemdeki eylemlerine ilişkin kamu idaresince geçmişe yönelik aleyhe delil toplama süreci olarak değerlendirilmesidir. Vergi İncelemesi neticesinde inceleme memurları tarafından mükellef aleyhine ortaya konulan delillere karşı doğru olduğu düşünülen delillerin karşı delil olarak Vergi İnceleme tutanağına geçirilmesinin sağlanması gerekmektedir.

Vergi İnceleme Tutanağının imzalanma aşamasına kadar olan sürecin çok iyi yönetilmesi gerekmektedir. Çünkü bu süreçte sözlü açıklamalar lehe delil olmasından daha ziyade aleyhe delil olarak sunulan belgelerin ispat gücünü artırmak için kullanılmaktadır. Mükellefler konu ile ilgili uzman ekip tarafından hazırlanacak vergi ile ilgili işlemlerin gerçek mahiyetinin doğruluğunu kanıtlayacak belgeleri sunmaları ve vergi incelemelerine ilişkin sözlü beyanlarını eksiksiz olarak bu belgeler ışında tutanağa geçirilmesini sağlamalıdır. Böylelikle Vergi İncelemesiyle hüküm altına alınan konu işlem veya eylemlerin yargı aşamasına geçildiğinde mükellefin haklı olarak lehine iptal edilmesi daha kolay olabilmektedir.

Vergi İncelemesi Tutanağı tutulmaya başladığında uzman kişilerden alınan destekle konuya ilişkin bilgi ve belgelerin yanında vergi mükellefleri sözlü açıklamalarını eksiksiz bir şekilde tutanağa geçirilmesi gerekmektedir. Ve sözlü açıklamaların her birisinin mali ve hukuki veya cezai sonuçlarının iyice değerlendirilerek, yanlış olduğu düşünülen hususların inceleme memuruna düzelttirilerek kayıt altına alınması sağlanarak, imzalanması gerekmektedir.

Kimlik İbraz Mecburiyeti 

Vergi Usul Kanunu’nun 136. Maddesinde Vergi İncelemesi yapanların memuriyet sıfatlarını ve inceleme yetkisini gösteren fotoğraflı resmi bir vesikayı işe başlamadan önce ilgililere göstermeleri gerektiğini hüküm altına almaktadır. Vergi İnceleme elemanına yükümlülük olan bu durum, incelemeye alınan mükellef için bir haktır. Mükelleflerin herhangi bir suiistimale maruz kalmaması için kanundan doğan bu hakkını kullanması gerekmektedir. 

Vergi İncelemesinin, İncelemeye Tabi Olanın İşyerinde Yapılması 

Vergi İncelemeleri yapılırken esas olarak incelemeye tabi olan mükellefin iş yerinde yapılması gerekmektedir. Ancak ülkemizde mükelleflerin işyerlerinin müsait olmaması nedeniyle, teamül olarak inceleme vergi inceleme memurunun bulunduğu yerde tamamlanmaktadır. Ancak vergi kanunu mükellefe incelemeyi kendi işyerinde yapılmasını isteme hakkı vermektedir. Maddenin devamında yer alan hükme göre de vergi mükellefi veya sorumlusu isterlerse incelemeyi dairede de yaptırabilirler. İncelemenin dairede mi yoksa mükellefin işyerinde mi yapılacağı hususu belirleyici hak olarak mükellefe tercihen bırakılmıştır.

Haklı Mazeret Halinde Münasip Ek Süre Verilmesi

Vergi İncelemesine tabi olan mükelleflerden defter ve belgelerinin daireye getirmesi yazılı olarak istenir. Mükellefin belli edilen zamanda defter belgesini gösterilen yere mazeretsiz olarak götürmemesi halinde ağır yaptırıma tabi olan “DEFTER VE BELGELERİ İBRAZ ETMEMİŞ” sayılmaktadır. Ancak haklı bir mazeret gösteren mükelleflere münasip bir süre verilmelidir. Dolayısıyla ek süre isteme hakkına sahip olan mükelleflere 15 günden az olmamak üzere münasip süre verilmesi gerekmektedir.

Vergi İncelemesinin Konusu Öğrenilmeli

Vergi Usul Kanunu 141/1 maddesi uyarınca vergi inceleme elemanın inceleme konusunu işe başlamadan önce açık olarak izah etmesi gerekmektedir. Mükellefe verilen bu hak uyarınca da incelemenin konusunu, içeriğini detaylı bir şekilde öğrenme yetkisi vermiştir. Böylelikle mükellef incelemenin türünü, hangi vergi itibariyle incelemeye alındığını kısaca genel olarak ne ile karşılaşabileceğini öğrenebilecektir.

Resmi Çalışma Saatleri Dışında İnceleme Yapılamaması 

Vergi İncelemesine tabi olan mükellefin izni olmadıkça inceleme mükellefin işyerinde yapılması halinde resmi çalışma saatleri haricinde inceleme yapamazlar veya incelemeye devam edemezler. Vergi Usul Kanunu’nun 140/3 maddesiyle verilen bu hak ile vergi mükelleflerine incelemenin mesai saatleri dışında yapılmamasını isteme hakkını da vermektedir. Belirtmek gerekir ki, Tutanak düzenlemesi ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin alınması bu hükmün dışında tutulmakla beraber incelemelerin yapıldığı yerdeki faaliyeti sekteye uğratmayacak şekilde yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. 

İnceleme Neticesinde, İncelemenin Yapıldığını Gösteren Belgeyi İsteme Hakkı

Vergi Usul Kanunu’nun.141/4 maddesiyle incelemeye tabi olan mükellefe incelemenin yapıldığını gösteren bir belgenin kendisine verilmesini isteme ve mecburi olarak yerine getirilmesi hakkı tanınmıştır. 

İnceleme türünün değiştirilmesi halinde bilgi verilmesi: Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte vergi mükelleflerine önemli haklar tanınmıştır. İnceleme kapsamında bulunan mükellefin incelemeye alındı vergi mahiyetinin değişmesi halinde nezdinde inceleme yapılana bildirilmesi gerekmektedir. 

İnceleme Konusu ve Dönemi ile İlgili Olmayan Herhangi Bir Hususta Mükelleften Bilgi ve Belge İstenilememesi

Yine Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 / 3 maddesinde yer alan hüküm uyarınca, Vergi incelemesi sadece inceleme görev yazısında belirtilen konu ve döneme ilişkin yapıldığı ve inceleme konusu ve dönemi ile ilgili olmayan herhangi bir husus hakkında incelemeye alınan mükelleften herhangi bilgi ve belge istenilemez.

Vergi İncelemesinin Süresinde Bitirilmesini İsteme Hakkı

 Vergi İncelemesine tabi olan mükellefler incelemelerinin kanunda gösterilen süresi içerisinde bitirilmesini isteyebilir. Bu süreler tam inceleme yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde en fazla altı ay, katma değer vergisi iade incelemelerinde ise en fazla üç ay içerisinde incelemenin bitirilmesi esastır. Ancak bu süreler içerisinde inceleme tamamlanamazsa tam ve sınırlı incelemede 6 ay, katma değer vergisi iade incelemelerinde iki ayı geçmemek üzere ek süre alabilirler. Nitekim söz konusu süreler bittikten sonra inceleme yapılmamasını mükellefler talep edebilir.

Zamanaşımı Süresi İçerisinde İnceleme Yapılması

Vergi mükellefleri hesaplarının kapanmadığı hesap yılı dahil olmak üzere tarh zamanaşımı süresi sonuna kadar inceleme alınabilir. Basit bir örnekle vergi mükellefleri işlemlerinin yaptıkları yılı takip eden ay başından beşinci yılın son gününe kadar inceleme yapılma durumu ile karşı karşıya kalmaktadır. Buna zamanaşımı süresi de denilmektedir. Uzun bir süreyi kapsayan bu durum mükelleflere önemli bir hak vermektedir. 

Bu süreyi iyi takip ederek zamanaşımına uğrayan hesap dönemlerinin incelenmemesini sağlayabilecekler. Ancak her zaman zamanaşımı süresinin takip edilmesi ve idareye karşı iddia olarak sunulması vergi mükellefleri tarafından mümkün olmamaktadır. Zamanaşımının ileri sürülmesi noktasında konusunda uzman kişilerden – Vergi Avukatından destek alınması ve eksiksiz ileri sürülmesi vergi mükelleflerinin haklarını yerinde kullanabilmelerini sağlamaktadır.

error: Content is protected !!